News

"Kadir gecesinde inanarak ve karşılığını Allah'dan bekleyerek ibadete kalkanın geçmiş günahları bağışlanır."

 

* * *

Muhterem Müslümanlar ; 

 

İtaat edenlere sevap veren, şükredenlere bolca ihsan eden Allah'a hamdolsun. Faziletinin artmasını dileyerek ve nimetlerine şükrederek O'na hamdeder ve O'na şükrederim. Şehadet ederim ki Allah'dan başka ilah yoktur. O, tektir ve ortağı yoktur. Rabbimiz zatında ne yücedir, isimleri ve sıfatları ne mukaddestir. Ve şehadet ederim ki efendimiz Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah Teâlâ O'nu seçmiş ve üstün kılmıştır. O, ayaklarının altı yarılıncaya kadar Rabbine ibadet etmiştir. Allah O'na, pak ailesine, seçkin sahabilerine, tabiine ve gece ile gündüz birbirini takip ettiği müddetçe iyilikle onlara uyanlara salât ve çokça selam eylesin. 

               

Bundan sonra... Ey müslümanlar!.. Allah'dan hakkıyla korkun. Çünkü Allah'dan hakkıyla korkmak mü'minlerin yolu ve salihlerin azığıdır. Kıyamet günü kurtuluş ve felah onunladır. Her zamanda ve mekanda Allah'dan hakkıyla korkun. Yaptığınız ve yapmadığınız her şeyde Allah'dan korkun. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.

 

Sizleri iman ile hidayette kıldığı ve bu yüce mevsime kavuşmayı ihsan ettiği için Allah azze ve celle'ye şükredin. Allah, bu değerli ayı yüce sıfatlarla ve büyük faziletlerle diğer aylardan üstün kılmıştır. Onda; insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'ân'ı indirmiştir. 

 

Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Kim bu ayda inanarak ve karşılığını Allah'dan bekleyerek oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. Kim de bu ayın gecesinde inanarak ve karşılığını Allah'dan bekleyerek ibadete kalkarsa geçmiş günahları bağışlanır. Bu, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sahih olarak rivayet edilen bir hadiste belirtilmiştir. 

 

Ey Allah'ın kulları! Bu ayın en faziletli günleri ve geceleri son on günüdür. Son on gün de bu ayın en üstün günleridir. Son on gecesi bütün yılın en üstün geceleridir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu on günde özellikle daha çok ibadet yapar, salih amelleri kat kat artırırdı. Başka zamanlarda yapmadığı kadar çeşitli ibadetlerle Allah'a yaklaşmaya gayret ederdi.

 

Buhari ve Müslim'de, Aişe radıyallahu anha'nın şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem; Ramazan'ın son on günü girince geceyi ihya eder, ailesini uyandırır, (ibadet için daha çok) gayret gösterir ve izarını sımsıkı bağlardı (yani eşlerine yaklaşmazdı).

 

Allah'ın kadrini yücelttiği, değerini artırdığı ve Peygamberlerin Efendisi sallallahu aleyhi ve sellem'e vahyi indirerek şereflendirdiği Kadir gecesinin bu gecelerde olması onlara şeref ve üstünlük olarak yeter. O gecede ibadet, Kadir gecesinin dışındaki bin gece ibadet etmekten daha hayırlıdır. O gece, bereketi çok ve hayırları bol bir gecedir. O gecede kullar üzerine Rabbani faziletler ve ilahi bağışlar iner. Kulun imanında samimi olduğunun ve Allah'ın onu muvaffak kıldığının bir işareti de, bu mübarek geceleri salih amellerle, çeşitli ibadet ve taatle, Allah azze ve celle'nin önünde boyun eğerek ve O'na tevbe ederek bu mübarek geceleri değerlendirmesidir. Bu gecelerin bereketine kavuşmayı ümit etmesidir. Faziletinin yüceliği ve sevabının büyüklüğü öyle bir noktaya ulaşmıştır ki, o gecelerde halis bir niyetle ve samimi bir kullukla ibadete kalkanın Allah geçmiş günahlarını ve hatalarını bağışlar. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, şöyle buyurur: "Kadir gecesinde inanarak ve karşılığını Allah'dan bekleyerek ibadete kalkanın geçmiş günahları bağışlanır." Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder. 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem son on günün tek gecelerinde ya da bu değerli ayın kalan son yedi gününde Kadir gecesini aramayı ümmetine tavsiye etmiştir. Müslim, Sahihi'nde Abdullah b. Ömer radıyallahu anhuma kanalıyla Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Onu (Kadir gecesini) Ramazan'ın son on gününde arayın." Bir diğer rivayette ise şu şekildedir: "Kim onu ararsa son yedi günde arasın." 

Mü'minlerin annesi Aişe radıyallahü anha, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e Kadir gecesini bildiğinde o gecede nasıl dua edeceğini sorar. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem O'na şöyle söylemesini bildirir: "Allahumme inneke afuvvun, tuhıbbul afve fa'fu annî / Allah'ım! Şüphesiz Sen; çok affedicisin, affetmeyi seversin; beni affet!" 

 

Ey mü'minler! Allah azze ve celle'nin sizler için hazırladığı, iyiliklerin katlandığı ve günahların bağışlandığı faziletli zamanları ve mübarek mevsimleri,   sizleri Allah'a yaklaştıracak ve O'nun rızasına ulaştıracak ibadetlerle değerlendirin. 

Müslümanlar arasındaki toplumsal dayanışmanın en büyük göstergesidir. Ey Mü'minler! Zekatlarınızı samimi bir niyetle ve hayrı dileyerek ve tam olarak ve eksiksiz çıkarın. Zekat verdiklerinizin başına kakıp eziyet vermeyin ve büyüklenmeyin. Allah azze ve celle şöyle buyuruyor: (Allah yolunda mallarını infak edenlerin örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah'ın lütfu geniştir, O her şeyi bilendir. Mallarını Allah yolunda infak edip de arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların ecirleri Allah katındadır. Onlar için korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyeceklerdir.) (2/el-Bakara/261-262)

      

Bu farzı ve Allah'ın farz kıldığı diğer ibadetleri tam olarak yerine getirin. Zekatta ve bütün salih ibadetlerinizde niyetinizi Allah azze ve celle için yapın. Çünkü ibadete riya ve gösterişten bir şey karışırsa, amelin boşa gitmesine ve kabul edilmemesine sebep olur. Müslim'de ve diğer bazı hadis kitaplarında rivayet edilen kudsi bir hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Allah Teâlâ buyurur ki: "Ben, kendisine şirk koşulanların şirkten en uzak olanıyım. Kim bir amel işler de, ona benimle beraber başka birini ortak tutarsa onu ve şirkini terk ederim."      

Bundan sonra ey müslümanlar!.. Allah'dan hakkıyla korkun. O'na itaatte ve rızasına kavuşma yolunda dosdoğru yürüyün. Sizler rahmet ve teselli ayı olan bu değerli ayın gölgesinde gölgelenirken dünyanın her köşesindeki din kardeşlerinizi hatırlayın. Onlar büyük musibetlere uğradılar ve facialar arka arkaya üzerlerine geldi. Azgınlığın ve işgalci zalimlerin hakim olduğu vatanlarında bu facialar zamanla tekrarlandı. Halklar vatanlarından kovuldu ve değerleri çiğnendi. Paramparça dağıtıldılar. Her türlü baskıya ve her çeşit cezaya maruz kaldılar. (Onlardan sırf, Azîz ve Hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar.) (85/el-Burûc/8) 

Bunların en çirkini; Filistin'de mübarek topraklarda kardeşlerimizin yaşadığı zulümdür. İşgalci yahudilerle onları destekleyen zalim kafirlerin dünyanın gözü önünde gerçekleştirdiği baskı ve düşmanlıktır. Bu mübarek ayda bile değerlerini çiğnediler ve mukaddesatını kirlettiler. Uluslararası anlaşmalara ve insani değerlere aldırmadan kan döktüler ve bozgunculuk yaptılar. (Bir mü'min hakkında ne ahit tanırlar ne de antlaşma. Çünkü onlar saldırganların kendileridir.) (9/et-Tevbe/10)

Suriye, Mısır gibi Çeşitli ülkelerdeki kardeşlerimiz de zor günler yaşıyorlar. Değişik acılar tadıyorlar. Felaketler ellerini kollarını bağlamış. Sıkıntılar arka arkaya gelmiş. Sonuç olarak onlar için hayatın yükü ağırlaşmış ve yaşam daha da zorlaşmış. İman ehlinin kalbini acı ve üzüntüden, hüzün ve kederden eritecek durumlar ve trajediler içerisinde açlık yayılmış ve hastalık kırıp geçirmiş...

 

Ey müslümanlar! Dünyanın her yerindeki zulme uğramış kardeşlerinize yönelin onlara dua edin. Onlara yardım etmek için, onlardan zulmü kaldırmak için, maddi ve manevi destekte bulunmak için çalışın. Bu, iman kardeşliğinin ve İslam bağının bir gereğidir. Onların muhtaçlarına yardım edin. Acılarını ve kederlerini hafifletmek için sıkıntıda olanları teselli edin. (Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'dan bağışlanma dileyin; şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve merhamet sahibidir.) (73/el-Müzzemmil/20)

 

Allah'ın kulları! Rahmet ve hidayet peygamberine salat ve selamda bulunun. Allah celle ve alâ sizlere bunu emrederek şöyle buyurur: (Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salât ve çokça selam eyleyin.) (33/el-Ahzâb/56)

 

* * *

Güncel Video

2018 Kurban Organizasyonu

FİLİZ DER BÜLTEN

TAVSİYE KİTAP

NEBEVİ HAYAT

Namaz Vakitleri