News

Evlerinizi kabre çevirmeyin. Yaşanmak üzere Bakara Suresinin okunduğu evlerden şeytan kaçıp gider.

 

* * *

Muhterem Müslümanlar ;                                                                                                

İnsana sahih bir kimlik kazandıran ve her türlü bozulmaya karşı koruyan Kur’an, adam olma halini Hz. Adem (as) ile; bilinçli sapmayı da şeytan ile tanıtır. “Biz insana doğru yolu gösterdik, dilerse iman ederek şükrünü eda eder; dilerse nankörlük ederek kâfir olur.(İnsan Suresi: 3) ayetiyle sanki  “Ey insan! Hangi örneği alırsan al.” diyerek yol ayrımında bırakır.

21. Yüzyılda Şeytan ve Adımları

Kadının Ekonomik Özgürlüğü/Özkörlüğü

Şeytan, sanayi devrimi sonrası, kadınların ruhuna üflediği “Kocalarınıza muhtaç olmamak için çalışın, kendi ayaklarınızın üzerinde durun.” yaldızlı yalanlarıyla7 güya kadına ekonomik özgürlük hakkı (!) tanıyarak fabrikaların pençesinde ezdirdi. Verdiği parayı ise kozmetik, parfümeri ve giyim sanayisi yoluyla tekrar cebinden aldı. Ev ekonomisine yardımcı olan ancak çocuğundan olan kadın, mahrum ettiği annelik şefkatini, çocuklarına en pahalı giyecek ve yiyecekler alarak telafi etmeye çalıştı. Fiziksel görünümünün bozulmaması için emzirmediği, yapay mamalarla beslediği çocuğuna ne idüğü belirsiz süt bankalarından (!) süt almanın modern fetvalarını arayıp nebevi ihtarı göz ardı etti: “Çocuğunu emzirmekten kaçınan kadınlar, cehennemde ayaklarından asılmış olarak yılanların göğüslerinden ısırmalarıyla azap olunacaklardır.”   Terğib ve’t-Terhib 1/76

Örnek Anneler

Şeytanın annelik kurumuna olan bu saldırılarına karşı Meryemleri bu topluma kazandıran Hanneyi; firavun sarayındaki Âsiye’yi, hakka ilk teslim olanlardan annemiz Hatice’yi, ayrıca Aişe’yi, Fatıma’yı öne çıkarmalı ve örneklerimizi onlardan almalıyız. Nitekim hadiste şöyle buyurulmuştur: “Cennete girecek olan kadınların en üstünü şunlardır: Hz. Hatice, Hz. Fatıma, Hz. Meryem, Firavunun karısı Hz. Asiye.”Hâkim, Müstedrek: 2/539

Şeytanın Eğittiği Çocuklar

Yorulma bilmeyen şeytan, annesine tuzaklar kurduğu gibi çocuğuna da musallat oldu. Sosyalleşme ve özgüven adı altında aşırı rahat hareketler ve ahlaksızca davranışları normal gösterdi. İnsanî bütün erdemliliklerden soyutlayarak çocukları eği(ti)p çılgın ama yılgın olan kayıp bir nesil oluşturdu. Bu durumu “Çocuklarınızda, utanma duygusu, acıyıp merhamet etme duygularının azaldığını görürseniz, şeytan onların eğitimi konusunda size ortak olmuştur.”Kenzü’l-Ummâl: 3/239. buyurarak izah eden Efendimiz (sav), başka bir hadisinde ise toplumsal çöküşün nedenlerinden birini de genç neslin öfkeli ve gergin” olmasına bağlamıştır. Ben, sen çocuklarımızı eğitemezken çizgi film kahramanı Benten gayet değerlerimize ters bir şekilde eğitiyor/öğütüyor. Bu şeytanî tehditler karşısında sünnetten referans alarak çocuklarımızı şu üç esas üzere terbiye edip yetiştirmemiz gerekiyor: “Peygamberimizin sevgisiyle, peygamber ailesinin sevgisiyle ve Kur'ân okuma sevgisiyle.”

Evlatlarımızı şeytan ve dostlarına kaptırdıktan sonra “Ya Rabbi” diye feryat etmeden önce Hz. Zekeriya’nın duasının karşılığı olan, peygamberlik geleneğini dirilten, dirilişin muştusu Yahyalar istenmelidir.13 Ardından bu dua ekseninde çocuklarımız eğitilerek, eğitimine uygun şartlar oluşturulmalı ve sosyal çevresi ayarlanmalıdır. Bunun için İslam’a duyarlı aileler, birbirleriyle tanışıp ziyaretleşmeli, çocuklarına kazandırdıkları değerler noktasında yalnız olmadıklarını göstermelidirler. Ayrıca evlerimizde haftada en az bir gün, aile fertlerinin hepsinin hazır olduğu bir anda yarım saati geçmeyecek şekilde, hadis okumaları yapılmalı, sahabe kıssaları anlatılmalıdır.

Zamanında Namaz ve Tesettür Bilincinin Aşılanması

Okul notları üzerinde hassas olan anne-babaların, çocukların namaz eğitimi konusunda da titiz olmaları gerekir. Yedi yaşında bir çocuk, nebevî eğitim gereği namaza başlatılmalıdır.  On yaşına gelince çocuğun namaz takibi daha ciddi yapılmalıdır. Ayrıca on yaşındaki kızlarımıza tesettür bilinci verilmelidir. “İleride kapanır; şimdi giyinsin, içinde kalmasın; baskı yapmayalım.” gibi şeytanın kulağa hoş gelen yalanlarıyla kızlarımızın örtünme hassasiyeti gevşek davranarak geciktirilmemelidir.

 

 

  Feyse mi girmek istersin, cennete mi?!

 

Yediden yetmişe kadar herkesi ayartan şeytan, gençleri de bin bir çeşit tuzaklarla avlamaya çalışmaktadır.  Geleceğini garantilemek (!) için ev, servis aracı ve okul üçgeninde sıkışmış olan, internet ve kafe(in) ortamlarında en verimli ömrünü tüketen gençliğimiz, cumartesi ve pazar günleri de dershane, seviye(siz) tespit sınavları ve etütlerle vakti doldurulduğu için vahiy ve sünneti öğrenmeye imkân bulamamaktadır. Maalesef sosyal medya (facebook, twitter), televizyon ve eğlence teslisi içinde şuur aşınması yaşayarak duyarsızlaşmaktadır. Ahlakı dinamitleyen dizilere göre hayatını şekillendiren; vahiy ve sünnetin yerine modanın takipçisi olan; imaj ve makyaj takıntısından dolayı güzellik merkezlerinin abonesi olan; sınır komşusu Suriye’de olup bitenlerden habersizken dünyanın öbür köşesindeki Koreli bir sanatçının “Gamgam Star” şarkısını  Fatiha’yı bilir gibi bilen; sigara, içki, uyuşturucu bağımlısı olan; futbolizmin tarikatlarından birine müntesip olmayı şeref addeden şu anki genç neslimize “Feyse mi girmek istersin, cennete mi?!” dense sahte cenneti olan facebook’a girmeyi neredeyse cennete girmeye tercih edecek duruma gelmiştir. Bu dönemin kayıp nesillerinin içinde sürüklendiği şuursuz akıma karşı dalga kıran, öncü, genç, davetçi nesillerin yetiştirilmesi ümmetin üzerine farzdır.  

Şeytanın Kadın Algısı: Cinsel Obje

Şeytanın gençlere karşı kullandığı tahrip gücü en fazla olan silahlarından biri de her şeyi cinsellikle ilişkilendirmesi ve nikâh temelli olan evlilik müessesini yıkmaya çalışmasıdır. Kadını cinsel bir obje olarak gören ve nesneleştiren şeytan karşısında gençler, evlilik sorumluluğunu yüklenebilecek ise en uygun ve erken bir zamanda evlendirilmelidir. Çünkü şeytanın kan kaybına uğradığı yerlerden birisi evliliktir. Öyle ki evlenen gençleri gördüğü zaman müşterisini kaybeden şeytan, “Eyvah! Dinini benden korudu.” diyerek aşırı derecede üzüntüsünü açığa vurur. Evliliğin kolaylaşması için “Zira evliliklerin en hayırlısı her açıdan kolay ve külfetsiz olanıdır.”Ebu Davud, Nikah 32.hadisi dikkate alınarak israf ve lüks üzerine kurulu düğünler yerine daha mütevazı düğünler yapılmalıdır.

Kur’an Okunmayan Evler Şeytanın Cirit Attığı Yerlerdir

Evlerde huzur ve sükûnun hâkim olması için vahyin içeri girmesi, şeytanın dışarı çıkması gerekir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme göre Kur’an okunmayan, besmele ile girilmeyen yani Allah’ın hâkim olmadığı evler şeytanın cirit attığı yerlerdir: “İçinde Kur'an okunan ev, halkına genişlik, ferahlık verir. Melekler orada hazır bulunur, şeytanlar ise kaçıp terkeder. O evin hayır ve bereketi artar. içinde Kur'an okunmayan ev, içindekilere dar ve sıkıcı gelir. Melekler o evi terkeder, şeytanlar gelir. Nihayet o ev, hayır ve bereketten uzak olur."Darimi, Fezailü’l-kur’an"Kişi evine girerken ve yemek yerken Allah’ın adını anarsa, şeytan adamlarına: “Burada sizin ne yatacak yeriniz, ne de yiyecek yemeğiniz var.” der. Eve girerken Besmele çekip de yemek yerken besmele çekmezse, şeytan şöyle der: “Siz yemeğe yetiştiniz; fakat size burada kalacak yer yok.” Hem girerken ve hem de yemek yerken besmele çekmezse, şeytan bu defa şöyle der: “Hem yatacak yere, hem de akşam yemeğine yetiştiniz.”Müslim ve Ebu Davud 

Her şeye rağmen, modern dünyanın beton yüzlü binalarının içerisinde şeytanın işgal edemediği evler, Bakara suresinin içselleştirildiği, vahyin hâkim olduğu evlerdir: “Evlerinizi kabre çevirmeyin. Yaşanmak üzere Bakara Suresinin okunduğu evlerden şeytan kaçıp gider.”Tirmizi, 2780.

Sonuç olarak, bilinçaltı iman ayarlarımızı bozmaya çalışan, pusuda bizi bekleyen her türlü şeytan ve dostlarına karşı yapılacak tek şey, Allah’ın himayesine girmek, vahyin gölgesinde bir hayat sürerek selamete ermek, bireysel müslümanlık yerine tevhid ekseninde toplumsal bir yapının içinde yer almak, kişisel görüşlerimizi din haline getirip parçalanmadan ihya etmek, sünnet üzere yaşayan samimi dostlar edinmektir.

 

* * *

Güncel Video

2018 Kurban Organizasyonu

FİLİZ DER BÜLTEN

TAVSİYE KİTAP

NEBEVİ HAYAT

Namaz Vakitleri