News

Aylık olarak çıkarılan dergimiz 13. saysına ulaştı. Bu sayımızda on iki ayın sultanı "Ramazan-ı Şerif" e ağırlıklı olarak yer verilmiştir.

 On iki ayın sultanı, ruhumuzun gıdası, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden azat olma ayı olan Ramazan ayına bizleri tekrar kavuşturan Rabbimize, şanına ve azametine yakışır bir şekilde hamd ederiz. “Ramazan geldiğinde cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır, şeytanlar zincire vurulur” buyuran efendimize, ailesine, sahabelerine ve onların nurlu yolunu takip eden müminlere salat-u selâm ederiz.

Ramazan ibadetleri ile imanımızı artıran, yemek ve içmekten uzak durmak ile irademizi güçlendiren, zekât, fitre ve sadakalar ile toplumsal yardımlaşmayı sağlayan mübarek bir aydır. Ramazan iftarları, teravihleri, sahurları ile ibadetin coşkusu gönüllere, sokaklara yayılır. Sahur ile evlere hayır ve bereket taşınır. Okunan hatim ve mukabeleler manen bizleri besler.

Ramazan ayı ve özellikle itikâf ibadeti, Rabbimizle olan kulluk mücadelemizi gözden geçirme, Allah için yaptığımız faaliyetleri tahlil etme, manevi anlamda kendimizi güçlendirme için bir nimettir. Davet yükünü omuzlayacak müminlerin bu mücadelede yakıtları sayılan manevi gücü elde etmek için Ramazan iyi değerlendirilmesi gereken bir aydır. Ramazanın bereket iklimi paylaşılınca güzelliği ayrı bir heyecan, neşe ve canlılık olarak ortaya çıkar. Asırlardır komşusu açken tok yatamayacağının idraki içinde coğrafyamızda Ramazanın getirdiği maddi ve manevi bereket paylaşılmış, sevgi, dostluk, kardeşlik, komşuluk ve misafirperverliğin en güzel örnekleri sergilenmiştir. Ramazanda yaşadığımız bu güzel değerler, toplumsal huzurumuzun yapı taşlarıdır. Bu değerlerin güçlü olduğu dönemler hayatımız daha huzurlu ve güvenli olmuş, zayıf olduğu dönemlerde ise hayat sıkıcı, âdeta yaşanılmaz olmuştur. Bu sebeple Ramazanda yaşanılan güzel hasletlerimizin daima canlı tutulması, yaşatılması, bireysel ve toplumsal huzurumuz için vazgeçilmezdir. Günümüzde hızlı kentleşme, göç, nüfus yoğunluğunun artması, dünyevileşme, bireysellik, bencillik, hazcılık, nemelazımcılık gibi olumsuzluklar hayatımızı kuşatmaya başlamış ve yanı başımızda süren hayatlarla iletişimimiz azalmıştır. Yanı başımızdakilere olan duyarlılığımızın azalması, bizlerin her geçen gün yalnızlığını artırmış, iyi günün mutluluğu da kötü günün acısı da tek başına yaşanır hale gelmiştir. Oysaki İslam ümmeti olarak aynı yolun yolcusu olduğumuz kardeşlerimizi korumak, kollamak onların dertleriyle hemhal olmak da Ramazanda paylaşmamız gereken hasletlerden biri olmalıdır.

Özellikle İslâm Ülkeleri işgal altında, zulüm altında olduğu, dul kadınların, yetim çocuklarımızın sayısının dahi net olarak bilinmediği günümüzde Ramazan ayı yalnız kendi dünyamızda yaşadığımız bir ibadet, bir neşe, bir sevinç olarak kalmamalıdır. “Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir” ilahi düsturu ile hareket edip Ramazanın bereketini ve güzelliklerini zor durumda olan kardeşlerimize de ulaştırmak için mücadele etmeliyiz. İftar sofralarından başlamak üzere, zekat, fitre ve sadakalarımızdan muhakkak kardeşlerimize pay ayırmalıyız ki Rabbim eksikliğimizi, acizliğimizi, tembelliğimizi bu rahmet ayı vesilesiyle bağışlasın, bize mağfiret eylesin. Aramızdaki muhabbeti, iyilik ve takva üzerine yardımlaşma ve dayanışma ruhunu daha da güçlendirmeli, kırgın gönülleri barıştırmalı elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalıyız.

Hoş geldin yüreklerimize ey kutlu, ey mübarek Ramazan.. Ey ayların sultânı, ey Allah’ın bizlere lûtfu ve ihsânı, hoş geldin yüreklerimize.. Hoş geldin, safâlar getirdin sevgiye hasret gönüllerimize.. Müjde mü’minler size ihsân-ı rahmândır gelen Şânına ta’zîm için bu mâh-ı gufrândır gelen Ramazan ayının tüm İslâm âlemine bereketler ve hayırlar getirmesini diliyor, Mübarek Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyoruz. Hayırlı Ramazanlar temennisiyle…

Ramazan Özel sayısını 3 boyutlu incelemek için tıklayınız.

Güncel Video

2017 Filiz Çocuk Kulubü Müsameresi

FİLİZ DER BÜLTEN

TAVSİYE KİTAP

NEBEVİ HAYAT

Namaz Vakitleri